AŞK LANET OLASICA İDEALİST BİR KELİMEDİR

Aşk dediğimiz kavram, sürekli toplumların bir yansıması olmuştur. Özellikle aşkı yozlaştıran şey de sistemin kendisidir. Belli güzellik algılarının arkasına saklanıp bunları dayatan büyük zümreler, aşkı da kendi tekellerine almıştır. Aşk, bir kişinin bir kişiye duyduğu karşılıksız sevgi kavramından çıkmış; tıpkı devletlerin toplumsal sözleşmesinde olduğu gibi, bir aile sözleşmesine dönüşmüştür. Basit imzalar, aşkın karmaşıklığını anlatabilmek konusunda eksik kalmıştır. Sözcüklerin büyüsü, Gazâlî’nin dil belası gibi absürt ve komik vaatlerin arkasına saklanmıştır.

Dil belasına bir şey daha ekleyebiliriz: aşkın dil belası. Bu bela öyledir ki insanı öyle kandırır, öyle aldatır ki sanki zihninizin dili aşkın yegâne senaryosunu kuruyormuş gibi hissettirir. Aşkın dil belası, basit sözcüklerin altına gizli anlamlar yerleştirir; onu ulaşılmaz kılar. Aşk öyledir ki basit bir hareketi, basit bir nezaketi zihninde büyütebilir.

Fakat günümüzde bunlardan eser kalmamıştır. Aşk, fedakâr bir kavram olmaktan çıkıp karşılıklı çıkara dönüşmüştür. Birbirlerine ulaşmak için dağları delen, aşk uğruna ölenlerin sayısı azalmıştır. İşte tam bu noktada toplumun dayattığı güzellik algıları devreye girmiştir. Öylesine iğrenç algılar altında aşk aranmıştır ki bir kadının göğüsleri ya da kalçasıyla aşk kavramı basitleştirilmiş; insanlar artık aşk için değil, görüntü uğruna ilişki yaşamaya başlamıştır. “Bana iyi hissettiriyor.” yalanı öyle bir noktaya ulaşmıştır ki kişiliği ne kadar rezalet olsa da tipinden dolayı bu kişilik yok sayılmış, üstüne üstlük kabul edilmiştir.

Oysa aşk ne kişilik tanır ne görüntü. Aşk dediğiniz kavram, beyninin durmasıyla eş değerdir; tek bir düşüncede sabit kalmak gibidir. Aşk, vajinanın penisle birleşmesinden çok daha derindir. Aşk dokunamamaktır, kıyamamaktır. Bazen gözlerle sevmektir, gözlerini aramaktır.

Lakin şu anki toplum aşkı da unutmuş durumda. Aşk insanı yer bitirir, içini kemirir. Gidip yüzüne karşı söylemeye bile utanırsın bu derin duyguyu beslediğin için. Söylesen bile büyük bir mahcubiyet duyarsın. Bu duygu öyledir ki idealist, lanet bir şeydir. Karşındakini göklere çıkarırken kendini yerden yere vurursun. Ona ulaşamayacağını düşünür, onu tamamlayan parçan gibi görmeye başlarsın.

Aşk bir lanettir. Öyle bir lanettir ki lanetlerin en güzelidir. Hiç âşık olmamak, hiç âşık olunmamaktan beterdir. Bunu zihninizin anlamaması normaldir. Fakat o derin duygunun ve hayallerin tatminini hiçbir şeyin alamayacağını anladığınız vakit, aşkın ne kadar gerekli bir lanet olduğunu anlayacaksınız. Zihninizde birini yaşatmanın, iki kalp taşımanın ve o kalp kırılmasın diye kendinizinkini feda etmenin anlamını kavradığınızda işte gerçek aşk budur.

İdealisttir, lanettir.

Aşk dediğimiz kavram öncelikle bir benlik ister. Çoğu insanda bu bile yoktur. Benliğini reddeden insanların ya da benliğine sahip bile olmayan insanların birbirleriyle ilişki yaşaması aşk değil, basit bir cinsel tatmin sözleşmesidir. Aşk benlik ister ve asıl zor olan, kendi benliğini karşındakinin benliğiyle yok edip harmanlayabilmendir. Tek kişi yaşamak gibidir aşk. Bir bütündür. İki benliğin birbirinin içinde yok olmasıdır.

Bu sadece bir kadına veya erkeğe duyulan duygu değildir. Bir hayale ya da Tanrı’ya da bu duygu beslenebilir. Aşk tarihin en yaratıcı lanetidir. Âşık olduğun vakit her şey sana ya çok karanlık ya da çok güzel gelir. Bu insanın yapısına göre değişir.

Ama manevi hocam Mehmet Toksoy’un da dediği gibi, “Çiçeği çok sıkı tutarsak onu öldürürüz.” Bu yüzden büyük aşkların sonu genellikle hüsrandır. Leyla ile Mecnun’da olduğu gibi… Leyla, Mecnun’un karşısına geçip “Leyla benim.” dediğinde Mecnun’un, “Sen kim olasın ki Leyla olasın? Leyla benim içimde.” demesi kadar derindir aşk.

Çiçek orada karşı tarafı değil, belki de kendimizi simgelemektedir. Birine ne kadar âşık olup onu idealleştirirsen, sonunda o sana geldiğinde o duygu yerini büyük bir hayal kırıklığına bırakır.

Aşk, lanet olasıca idealist bir kelimedir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top